Bu haber 06 Eylul 2010, Pazartesi 12:01:12
eklenmiştir. 352 kez okunmuştur.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, “Türkiye 1950’li yıllardan bu tarafa 60 yıllık bir sürede bir çok darbeye muhatap olmuş, o yüzden kör topal bir demokrasi ile Türkiye yoluna devam etmiştir” dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, “Türkiye 1950’li yıllardan bu tarafa 60 yıllık bir süredebir çok darbeye muhatap olmuş, o yüzden kör topalbir demokrasi ile Türkiye yoluna devam etmiştir” dedi.
‘Demokrasi İçin Evet Platformu’nun daveti üzerine Kırşehir’e gelen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Kırşehir merkez ve Mucur İlçesi’nde bazı programlara katıldı. Bakan Çiçek’inprogramına AK Parti Kırşehir Milletvekilleri Mikail Arslan, Abdullah Çalışkan, Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AK Parti İl Başkanı Av. Muzaffer Aslan, Merkez İlçe Başkanı Şuayp Soysal ve partililerde katıldı.
Yerel bir televizyondaprograma katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, daha sonra Mucur İlçesi’ne geçti. Buradaki programının ardından tekrar Kırşehir’e gelen Cemil Çiçek, ‘Demokrasi için Evet Platformu’nun iftar yemeğine katıldı. Çiçek, teravi namazını kıldıktan sonraŞahmeran Çay Bahçesi’ndevatandaşlara seslendi.
Muhalefeti eleştiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye’nin bölge-sinde önemli bir ülke olduğunu söyledi.
Türkiye’nin defalarca değişik müdahalelere maruz kaldığını söyleyen Cemil Çiçek, “Vatandaş devlet yönetiminin neresinde? Sözün sahibi vatandaş mı? Kararın sahibi vatandaş mı? Son sözü kim söylüyor? Son kararı kim veriyor? Devleti yönetenler vatandaşın dediğini mi yapıyor, yoksa birilerinin, bir kısım sahtekarların vebir kısım oligarşik adacıklardan gelen talimatlarla mı bu ülke yönetiliyor? Birinci sınıf demokrasilerdesözün sahibi millettir, kararın sahibi millettir. Şimdi Türkiye’ye geldiğimizde acaba gerçekten sözün sahibi millet mi? Kararın sahibi son kararı veren millet midir? Tabiî ki bu böyle değildir. Bu böyle ol-madığı için her on senede bir Türkiye’demüdahalelere maruz kalmıştır.
“Siz seçip göndermişinizdir, belli bir süre sonra onlar al aşağı edilmiştir. Demokrasi askıya alınmıştır. Açık muhtıralar ol-muştur, gizli muhtıralar olmuştur.Yazılı olmuştur, elektroniği olmuştur. Her çeşidiyle Türkiye darbelere muhatap olmuştur.Böyle bir yerde demokrasi ol-maz. Demokrasi olmazsa öyle ise milletin sözü söz konusu olamaz. Güç kimde kuvvet kim-de sözün sahibi odur. Türkiye 1950’li yıllardan bu tarafa 60 yıllık bir sürede bir çok darbeye muhatap olmuş, o yüzden kör topal bir demokrasi ile Türkiye yoluna devam etmiştir.” dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, Siyasetin çok önemli bir branş olduğunu belirterek, "Burada namazda olduğu gibi sehiv secdesi yaparak hatalarınızı affettiremezsiniz. Hata yapma şansınız da yok. Geriye dönme şansınız da yok" ifadelerini kullandı.
“Yönetici halka hizmet edendir”.
Burada iki nokta var.
Birincisi; “ben” kelimesinin geçmemesi.
İkincisi ise “yöneticiliğin halka hizmetten” başka bir şey olmadığı. İnsanın hizmet için efendilik makamında olduğu.
Kursa gelen üniversite mezunu 4 sınıftaki 100 kişiye yazılıda sorduk. “Yönetici halka hizmet edendir” sözünden ne anlıyorsunuz? Her kes bir şeyler yazdı. Bir kişi cevap verdi: “Bu bir ilahi iştir. Günümüzde yönetici halkın efendisidir!”
İnsanlar öğüt kabul etmek yerine örnek olana bakmaktadır. O halde siz, yaparak ya da çalışarak hizmetkar konumunda tevazu ile o insanlara yaklaşmalı, aranızdaki farklılıkları kaldırarak yakınlaşmalı ve örnek olmalısınız. İnsanlar akranlarından daha çok etkilenirler ve önce taklit ederek öğrenirler.
Ancak birilerinin karar vermesi ve risk üstlenmesi gerekmektedir. İşte bu nedenle seçilenler, hizmet ve sorumluluk için efendilik rütbesindedirler. O halde efendilik, hizmetkarlıktan başka bir şey değildir.
- Karar vermek ve riski birinin alması için yukarıda kalmak,
- Etkilemek ve gayrete getirmek için aşağılara inmek gerekmektedir.
Halk daima yöneticiyi örnek alır. Bu, bazen bir baba, bazen bir öğretmen, bazen bir komutan, bazen bir sanatçı ve bazen de siyasi bir kişi olabilir. Bu yüzden; çok öğüt yerine, örnek olunuz.
Benim gibi olmalı, benim gibi yaşamalısınız.
Siz de damdan düşmelisiniz.
O zaman sizi kendim gibi hisseder ve kendim gibi sever ve uyarım.