Sık Kullanılanlara Ekle Anasayfam Yap Sitene Ekle İletişim Rss
Liderlere yakışmalı…

Liderlere yakışmalı…

  Bu yazı 18 Agustos 2010, Carsamba 09:45:27 eklenmiştir. 273 kez okunmuştur.
Yazar : M. Hayrettin ERDEMLİ
12 Eylül saati hızla işliyor. Bir aydan az bir süre kaldı. Liderler bu kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirmenin çabasındalar.


12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

12 Eylül saati hızla işliyor. Bir aydan az bir süre kaldı. Liderler bu kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirmenin çabasındalar. 12 Eylül gecesi veya en geç 13 Eylül sabahı sonuçlar netleşir. 'Evet'çiler mi yoksa 'Hayır'cılar mı ipi göğüsleyecek belli olur.
Referandumdan 'Evet'çi Ak Parti'nin karşısında muhalefetin oluşturduğu 'Hayır' bloğu var.
Mecliste grubu bulunan ve en güçlü iki muhalefet 'CHP' ve 'MHP' hayırcılar safhında. Bunun yanında boykotçu BDP'de var. Onu da evetçilerin karşısına koyabiliriz. Bu durumda genel seçimde aldıkları oyları göz önünde bulundurursak denge eşit oluyor. Yüzde olarak evet veya hayır berabere gözüküyor.
Bu bir genel seçim olmadığı tezinden yola çıkarak bu referandumda dengelerin değişeceğini söylemek mümkün. Liderlerin keskin hayır demelerine rağmen alt tabanda değişik sesler yükseliyor. Bir CHP'li belediye başkanının ve eski CHP Genel Başkan yardımcısının parti görüşüne tamamen zıt bir tavır sergileyerek evet  diyeceğini açıklamaları ve akibetleri düşünüldüğünde fikrini beyan edemeyen CHP'li ve MHP'nin tabanındaki evetçiler hiç de küçümsenmeyecek oranda. Açıkça dile getirilmese de söylemlerinin satır aralarında bunu ifade eden konuşmalar mevcut.  Araştırma şirketlerinde sonucu kestirmekte ve tahminde zorlanıyorlar. Kesin olarak evet veya hayır çıkacağını söyleyemiyor. Hepsi aynı sonucu söyleyip her iki tarafında % 50 civarında bir oy potansiyeli çemberinde gidip geldiğinin altını çiziyor.  Referanduma günler kaldı. Meydanlarda iyice ısınmaya başladı. Parti liderleri ve kurmayları vatandaşı kendi safına çekebilmek için kavurucu sıcağa rağmen her gün 2 hatta bazen 3 ilde miting düzenliyorlar. BDP'yi bu mitinglerin dışında tutuyorum. O malum partinin iktidar olmak ve ülkeye hizmet etmek gibi bir derdi yok. BDP'nin derdi başka. O başka kulvarda başka amaç için koşuyor. Zaten referandumda evet veya hayır safında değil. Boykotçu olarak rengini belli etti.
Hayır oyu verilmesini isteyen CHP ve MHP ise bu kampanyada yanlış bir strateji uyguluyor. Propagandalarında seçmene seslenirken ülkenin kalkınması ve kişilerin  refahı ile ilgili somut projeler koymak yerine tıpkı 1970'lerin politikası gibi kişisel polemiklerle siyaset yapmaya başladılar. AK Parti 8 yıllık iktidarın avantajı ile hizmetlerini sıralarken muhalefet uzun yıllar yönetimde yer almadığı için projeler yerine kişisel polemiklerle siyaset yapmakta her gittiği ilde kalıplaşmış cümlelerle vatandaşın karşısına çıkmakta.
Seçmen ne başbakanın oturduğu evle, ne liderlerin boyu-posu ile nede maaşları ile ilgilenmekte. Hatta bu gibi kör dövüşü konuşmalardan sıkıldı. Vatandaş yaşamında iyileştirme, refah seviyesinin yükselmesi, ülkenin kalkınması derdinde. Bol keseden vaatleri , kaynağı olmayan mirasyedi misali bonkör mutluluk reçeteleri vatandaşa pek inandırıcı gelmiyor. Somut proje bekliyor. Aşında işinde iyileştirme bekliyor. Açık söylemek gerekirse anayasa maddeleri umurunda değil. Bu sıcakta acaba fileye nasıl ucuza doldurabilirim, iftarda nasıl soframa bir kap yemek fazla koyabilirim derdinde. Halk liderlerden bun bekliyor.
Her il ve ilçe konuşmalarında 'yüce divan' tehdidi konuşmaları dışında bir cümle duymuyor. Somut bir proje yok. İyileştirme adına bir strateji yok. Seçmen bunu istemiyor. Hatta bu gibi nakaratlı söylemlerden rahatsız olmaya başladı. Kendisi ve çocuğu ile ilgili , işi ile ilgili çağ atlatacak projeler bekliyor. Hep vatandaşa şirin görünmek hevesi ile bir şeyler yapılmaya çalışılmış. Bu uğurda da trilyonlar heba olmuş. Artık yeter. Bu ülkenin insanları bunları hak etmiyor... Huzur ve rahat istiyor... İş ve aş istiyor... Geçim sıkıntısı altında kıvranmak istemiyor... Bir an önce bunları çözümleyin... Herkes mağduriyeti kabul etmiş gibi. Oysa yasalar çerçevesinde, medeni insan gibi her vatandaşın hakkını araması doğal.Gelir seviyesindeki adaletsizlerin giderilmesi ile vatandaşın rahat bir nefes alması sağlanacak. Her gün sudan sebeplerle elektriğe, suya , tuza, şekere zam yapmak yerine biraz da vatandaşın cebindeki miktarlara zam yapılırsa adalet sağlanmış olacak. Hayat, yaşam daha kolay hale gelecek. İsyan edilmeyecek. Keşkeler azalacak.
Liderlerin yediği, giydiği hiç kimsenin umurunda değil.
73 milyona hizmete talip olanların şunu bilmeleri gerekir ki;
Bu halk artık 1970-80'lerin halkı değil..
Hizmet bekliyor…
Hizmet edenleri istiyor…


Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer M. Hayrettin ERDEMLİ Yazıları
 
 
Diger anketlerimiz için tıklayın...
Gazete Oku
Türkiye geneli yol durumu hakkinda güncel bilgiler
 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
kırşehir şeker fabrikası, kırşehir kavga, kırşehir kızılay, anadoludan haberler.com, ak parti kırşehir, kemal kılıçdaroğlu kırşehir'de, kırşehir yeraltı çarşısı, Beşir Atalay Kırşehir'de, şeker fabrikaları, 12 haziran, kırşehirsporda galibiyet sevinci, kırşehir ihracat, spor, nevşehir haber, balık, kırşehir hastane, pazar yeri, türk bayrağı, pmyo, pazar, çiftçi, kırşehir belediyesi, kırşehir hber, chp önseçim, vali erden, polis cinnet, 3. lig, minik protesto, bitkisel ilaç, afrika sms,
 
© Copyright 2010 AnadoludanHaberler.Com
Her hakki saklıdır.
Css Design Group - Hakki KILIÇASLAN