Bir Kurban Bayramı daha akıp geçiverdi hayatlarımızdan..
Gücü yetmediği için sofrasına et koyamayan kardeşlerimiz için kesildi kurbanlıklar.
Sofraları şenlensin umuduyla. Peki bizler Kurbanın tam olarak ne anlama geldiğini biliyor muyuz?
Bu soruyu çocuklar ya da yeni nesil gençler için sormuyorum. Biz büyükler, hatta yaşlılar , mübarek Kurban bayramında niçin kurban kesilir? Kurban eti ne yapılır biliyor muyuz?
Bence herkes tam olarak bilmiyor. Bilmedi de.
Bazıları kestiği kurban etinin derisini yüzdükten sonra parçalara böldü ve en az 7 haneye olmak üzere pay edip dağıttı. Bazıları ise çoluğum çocuğum zaten kalabalığız bu et ancak bize yeter diyerek kendi ailesi arasında pay etti.
Bazıları da ‘normalde bizimde et alacak gücümüz yok, bu kurbanı kendimize bir sürelik et ihtiyacımızı gidermek maksadıyla aldık’ diyerek bir güzel dolabına yerleştirdi.
Ee, peki bu durumda kurbanın anlamı nerede kaldı?
Zaten bu amaçla kesilen hayvan kurbanlık sıfatına girer mi o da tartışılır.
O zaman bunu Kurban Bayramına denk getirmenin manası yoktur zaten. tabi birde son zamanlarda moda oldu gösteriş yapmak. Bakın bizim maddiyatımız iyi, biz kurban kesiyoruz diye ortalarda gezinip ardından etleri de hooop poşetleyip buzdolabına tıkarak kendimizden başkasını kandırmayız. Hadi herkesi kandırdığımızı farz edelim. Yüce Allah’ı kandırmak mümkün müdür? Kurban bayramında kurban kesmeyi kendilerine yıllık et ihtiyacını gidermek olarak gören düşünce tarzı bu yanlışı yüzüne vurulunca da ‘Bizim maddiyatımız elverişli değil ama biz de kurban bayramında kan akıtmak için kestik. Anca kendimize kadar.’ Diyiveriyor.
Kurban sadece kan akıtmak anlamına mı geliyor?
Kesinlikle hayır, Kurban, maddi durumu iyi olmayan kişilere dağıtılması için kesilmeli diye düşünüyorum.
Ama bizlerdeki anlayışa bir bakarsanız gelenek görenek inançlarımızın yerini maddesel düşünceler almış..
Bayram öncesi her köşe başında her dükkanda markette bakkalda , kasapta selelerce buzdolabı poşetleri satıldı. Vatandaşlarımız buzdolabı poşetlerine akın etti. Bazıları bir tane iki tane ile yetinmeyip 6,7,8 er kutu aldılar..
Ne için?
Kestikleri kurbanlığın etlerini buzdolaplarında küçük parçalar halinde saklayıp muhafaza edebilmek için.
Yani bitmiş kardeşim bitmiş.
Kırşehir’de de kurbanlığın anlamı neredeyse yitirilmeye yüz tutmuş.
Sokaklarda kavurma kokusu sarmışken küçük bir çocuğun için için kavrulduğunu gören yok.
Bilet bulamadığı için ailesinin yanına gidemeyen birkaç öğrenci, evlerine hapsolmuş… gidecek yerleri yok, tanıdıkları yok, yanlarında ana babaları yok. Tüm apartmanı saran et kokusunda onları hatırlayan da yok.
Hatta o kadar kör olmuşuz ki hepimiz, birileri kurban etini koyacak yer bulamazken bir babaya da kasaptan yarım kilo et alıp çocukların canı çekmesin diye pişirmek düşmüş. Kasapta et alırken başka bir vatandaş da etini kıyma haline getirtiyor ve arkasındakiler de sıra bekliyor. Ama o babaya ‘ey kardeşim bu mübarek kurban bayramında sen niye para ile et alıyorsun al şu payı git çocuklarına yedir’ diyen de yok.
Ama hesaba bakarsanız Kırşehir bayramı layıkı ile yerine getirdiğini düşünürmüş.
Eeee, Kırşehir hala öyle düşünüyor musun???
Her şeye rağmen, gelecek bayramın geçen her bayramdan daha güzel yaşanması, asıl unutulanların hatırlanması dileğiyle…
Geçmiş Kurban Bayramınız Mübarek Olsun…