Bu yazı 24 ARALIK 2010, Cuma 09:04:04
eklenmiştir. 227 kez okunmuştur.
Yazar : Alim YILMAZ
Tunceli kozmopolit bir il. Kardeşim de askerliğini orada yaptı. Alevi, kürt ve Türk kökenli ailelerin birlikte yaşadığı, DHKPC, TİKKO ve PKK gibi terör örgütlerinin geçmişe dönük ve şimdilerde bile faal oldukları bir il.
Tunceli kozmopolit bir il. Kardeşim de askerliğini orada yaptı. Alevi, kürt ve Türk kökenli ailelerin birlikte yaşadığı, DHKPC, TİKKO ve PKK gibi terör örgütlerinin geçmişe dönük ve şimdilerde bile faal oldukları bir il. Aynı zamanda lisans seviyesinde okuma oranının en yüksek olduğu illerden ve şuanda fen lisesi gibi seviyeli öğrencilerin okuduğu bir okula ve üniversiteye de sahip.
Tunceli denilince akla bugünlerde yozlaşmaya karşı tepki eylemleri geliyor. Birahanelerde bayan çalıştırıldığı ve fuhuş yaptırıldığı gerekçesiyle Tunceli halkı protesto gösterileri yaptı. 'Dersim kültürü yok edilmek isteniyor', 'Yozlaşmaya ortak olma karşı çık' pankartları ve dövizleri açıldı. Bu eylem sonuç verdi üç birahane eylemden sonra kapatıldı.
Böyle bir protestonun Tunceli'de yapılması çok anlamlı ve sevindirici. Neden? Yapılan eylem kültür seviyesi yüksek bir kitle tarafından gerçekleştiriliyor. Ahlaki ve kültür yozlaşmasına karşı yapılıyor.
Aynı tür yozlaşma her ilimizde mevcut. Alkol tüketimi, fuhuş, cinsel taciz, hırsızlık, cinayet gasp gibi fiillerin illere göre istatistikleri yayınlansa, belki de listede Tunceli'den farklı iller bulunacaktır. Bun burada il ismi vermek istemiyorum. Ancak hemen herkes internetten bu bilgilere ulaşabilir. Dikkati çekmesi gereken konu şu olmalıdır. Eğer kişisel özgürlükler kutlanmasın diye sınırsız, kuralsız özgürlük anlayışı sürekli vurgulanır ve işlenirse yozlaşmanın önü alınamaz.
Devlet alkol kullanımını yasaklamayabilir. Ancak nerelerde kullanılamayacağının cezası ağır olmalıdır.
Sakin başlayan bir içki meclisi, alkolün etkisiyle sataşma ve sarkıntı ile son bulabilmektedir. Bunu sokak ortasında serbest bırakırsanız… Okul çevresinde serbest bırakırsanız sonucu hiç hoş olmayacaktır.
Alkollü araba kullanımının cezası ise sadece para olmamalıdır.
Alkol tüketimi yozlaşmayı arttırıyor elbette. Ancak ahlaki ve kültür yozlaşmasının en önemli sebebi bence siyasi yozlaşmadır. Siyasette ve siyasilerdeki yozlaşmanın etkisi diğer yozlaşmaları tetiklemektedir.
Adam öldürüp siyasi bir güç ile hiç yatmadan çıkan insanların hikayelerini okuyoruz. Siyasi torpillerle hangi ihalelerin kimlere verildiğini okuyoruz. Siyasi oyunları konu alan filmler reyting rekorları kırıyor. Dokunulmazlık zırhı altında her şeye dokunan ve bununla devletin ve milletin üstünde bir güçmüş gibi davranan kişi ve kurumları okuyoruz. Filmlerden izliyoruz. En son Wikileaks Belgelerine bir bakınız.
Siyasi yozlaşmanın hangi seviyelerde olduğunu gözlemleyeceksiniz. Yozlaşma her alanda olabilir. Oluyor da. Buna karşı da her alanda her kesimden bir tepki olmalıdır. Yoksa bugünkü Türkiye'nin 5 yıl önceki Türkiye olmadığı gibi 5 yıl sonraki Türkiye de bu yılki Türkiye olmayacaktır. Hem ekonomik, hem siyasi anlamda farklı olacağız. İyi ya da kötü. Yozlaşma anlamında da hep bir adım önde olacağız. Yozlaşmaya hayır demezsek.