Bu yazı 07 Ocak 2011, Cuma 10:55:53
eklenmiştir. 238 kez okunmuştur.
Yazar : Alim YILMAZ
Devam eden davalarda tutukluluk süresini belirleyen yasanın 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girmesiyle bir çok tutuklu tahliye edildi halen ediliyor. Bu tutuklular arasında , Devletin bekasına baş kaldırmış terör örgütleri tutukluları olduğu gibi çeşitli suçlardan yatanlar da bulunuyor. Bu tutukluların suçları henüz ispatlanamadığından davalar sonuçlanmadığından şartlı salıveriliyorlar.
Devam eden davalarda tutukluluk süresini belirleyen yasanın 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girmesiyle bir çok tutuklu tahliye edildi halen ediliyor. Bu tutuklular arasında , Devletin bekasına baş kaldırmış terör örgütleri tutukluları olduğu gibi çeşitli suçlardan yatanlar da bulunuyor. Bu tutukluların suçları henüz ispatlanamadığından davalar sonuçlanmadığından şartlı salıveriliyorlar. Dava tutuksuz olarak devam ettiriliyor. Bu kanunun verdiği haklardan elbette herkes yararlanacak. Hukuk toplumunda bundan daha doğal bir şey olamaz. Ancak sorun şurada yatıyor. Neden davaların sonuçlanması bu kadar uzun sürüyor. Belki de şuanda serbest bırakılanların birçoğunun davası tutuklanma yönünde sonuçlanacak ve siz bu kişiyi bir daha bulamayacaksınız.
Mafya bağlantılı terör örgütü bağlantılı sanıkları tekrar istediğiniz yerde ve saatte bulabileceğinizi mi sanıyorsunuz. İkinci bir durum bu sanıklar serbest bırakıldıklarında delilleri karartma ortadan kaldırma, tanıkları korkutma, sindirme gibi fiilleri daha kolay işleyecekler. Zaten bu suçları işledikleri için içerideler. Onların bu suçları işlemesini nasıl engelleyeceksiniz? Burada tutukluluk süresi suçun cinsine, sanığın durumuna ve konumuna göre düzenlenmelidir. Adam öldürmeye teşebbüsten yatan bir tutuklu ile terör örgütü kurmak ve üyesi olmak suçundan yatan tutuklu arasında fark olmalıdır. Dolandırıcılık ve hırsızlık yapan tutuklu ile banka hortumlayan tutuklu arasında fark olmalıdır. Rahşan Affı diye de bilinen o koalisyon dönemindeki aftan yararlanan birçok tutuklu bugün tekrar sokaklardaki suç olaylarını tırmandıran suç lideri olmuşlardır. İstisnai durumlar elbette vardır. Haksız yere içeride yatan da bu af ve kanundan faydalanacaktır ancak bu durumda olanların sayısı çok azdır.
Benzer bir durum devlete olan borçların affı ve yeniden yapılandırmasıdır. Burada büyük bir haksızlık ve insanlık suçu işlenmektedir. Gariban bir bakkalın borcu yapılandırılırken aynı zamanda bazı medya patronlarının da borcu yapılandırılacaktır. Bakkalın böyle bir çalışmadan haberi ancak kanun çıkınca olmuştur. Bir medya patronunun ilk bu konu konuşulmaya başlandığında haberi olmuştur. Borcunu bekletir. Nasıl olsa af çıkarılacaktır. Bir adaletsizlik burada yapılmaktadır.
Bir adaletsizlik de borcunu yatıran vergi mükellefine yapılmaktadır. Borç bulup kredi çekip borcunu ödeyen bir esnafın suçu nedir? Şimdiye kadar üzerinden bir iki gün geçse bile faizi ile borcunu ödeyen mükellefin hakkını kim ödeyecektir. Borç yüzünden çektiği psikolojik sıkıntının tahribatını kim telafi edecektir.
İşte böyle adaletsizliklerin yaşandığı dönemlerde halkın devletine hükümetine güveni zayıflamaktadır. Nasıl olsa yine af çıkar nasıl olsa yine yapılandırma olur boşver o zaman düşünürüz mantığının yaygınlaşması devlete ve topluma olumsuz yansıyacaktır.
Dileriz ki bu yapılanlar yeni başlangıçların yapılanmaları olur. Demokratik hukuk devletinin sağlam temeller üzerine oturması için birer sarsıntı olur. Bundan sonra hiçbir hukuksuzluğa adaletsizliğe gerek hükümet gerek kanun uygulayıcılar tarafından izin verilmez.
Dileriz bu uygulamalar tekerrür etmez.