Sevmek ya da saymak… Veyahut her ikisine birden sahiplik mi önemli olan… Sevgi neydi, saymak neyi ifade ediyordu bizim için…
Kimleri sevmeliydik kimleri saymak için sıraya koymalı… Ne kazandıracaktı bizlere bu iki kelime yada neler kaybettirecek. Sevgi, özel bir ilişkidir. İçeriden gelir, içseldir.
Kalbimizden gelir, gönlümüzden, yüreğimizden gelir. Bağrımızdan çıkarır sunarız sevgimizi, sevgiliye, sevdiklerimize.
Sıcacık, sımsıcacık bir duygudur, ılık ılık sarar bedenimizi, benliğimizi, ruhumuzu, bazen da yakar ateşiyle, hem sevgiliyi, hem sevdiğimizi.
Nasıl ifade edeceğimizi şaşırırız çoğu kez. Zaten yeterince de ifade edemeyiz, acz içinde kalırız. Tıkanır boğazımız düğüm düğüm olur, istesek bile çözemeyiz, kim bilir belki de çözmek içimizden gelmiyordur, tılsımı bozulmasın, büyüsü bozulmasın diye.
Sahtesi olmaz sevginin, var gibi gösterme çabası ele verir kendini, alıcısı yoksa vericisi çıkmaz ortaya, alıcı ile verici aynı andadır. Biri yoksa diğeri de yoktur.
Belki de biri ortaya çıkmak için diğerini pusuda beklemektedir.
Pusudakilere sesleniyorum: Çıkın ortaya..!
Bir de dünyanın en kârlı alış-verişidir, bir verir beş alırsınız, beş verir yüz alırsınız.
Dönüşü katmerlidir, sinerjiktir, çok bereketlidir yani. Bir de asla zarar etmezsiniz bu alış-verişten. En fazla bir sevgi sunumunuz boşa gider,
Kimbilir, kayıp zannedilen bir yudum sevgi.
Bakarsınız, gün olur, deniz olur döner size. İçinde boğulmaya bile razı olduğunuz sevgi denizi olarak.
Saygı ise genel bir ilişkidir, görünür olmalıdır, dışsaldır. Aile fertleri bile olsa sevginin yanısıra saygı da gereklidir, olmazsa eksik kalır sevgi.
Sevgiyi besler, büyütür saygı. Çiçek için su ne ise, sevgi için de su gibidir saygı.
Saygı ile sulamazsanız çiçeği pardon sevgiyi, önce büker boynunu, sonra da solar gider. Yaşıyorsak eğer bir toplum içinde, her bir kişiyi ayrı ayrı sevmek zorunda değiliz.
Lâkin saymak, saygı göstermek zorundayız. Sevsek de sevmesek de. Zorunlu bir ilişkidir, saygı. Olmazsa olmazıdır, birlikte yaşamanın. Toplumun bir parçası isek eğer.
Bir de saygıda kusur etmemek gerek. Herkesi sevmek, herkese sevgimizi göstermek zorunda değiliz. Üstelik sevmediğimizde, sevgimizi göstermediğimizde, kişiliğimizde, kimliğimizde, itibarımızda bir azalma olmaz.
Ancak herkesi saymak, herkese saygımızı göstermek zorundayız. Saymadığımız, saygıda kusur ettiğimiz zaman kişiliğimiz de, kimliğimiz de, itibarımız da zedelenir.
Ezcümle, herkesle sevgili olmak zorunda değiliz, ancak herkese saygılı olmak zorundayız. Sevgi dediysek, sevdiklerimizi kastettik, aile sevgisini anlatmak istedik, anne, baba, kardeş, çocuk, akraba sevgisini.
Arkadaş sevgisini, konu-komşu, eş-dost sevgisini kastettik. Bir de sevgiliyi kastettik elbette, prensi ya da prensesi.
Sevgilisi farklı farklıdır herkesin, kimisinde beyaz atlı prensini bekleyen prenses, kimisinin gönlünde yatan, aslan. Rüyaları süsleyen güzeldir, ya da uyanmak için bir buse bekleyen uyuyan güzel.
Kimisi için de hayat arkadaşıdır, can yoldaşıdır. Kader arkadaşıdır, sevgili.
Sevgi ve saygıyı anlatmaya çalışırken sevgilerimizi de saygılarımızı da sunmak isteriz,siz sevdiklerimize,
Bilvesile.
Sağlıcakla kalın...
"Şâh bile sevgiye köledir." Hz.Mevlana...