Bu yazı 21 Ocak 2011, Cuma 09:17:19
eklenmiştir. 252 kez okunmuştur.
Yazar : Alim YILMAZ
Başbakan Erdoğan'ın Galatasaray'ın yeni stadı T.T. Arena'da protesto edilmesi siyasi kanatta AK Parti dışında çok partiyi ve yetkiliyi memnun etmiş görünüyor.
Başbakan Erdoğan'ın Galatasaray'ın yeni stadı T.T. Arena'da protesto edilmesi siyasi kanatta AK Parti dışında çok partiyi ve yetkiliyi memnun etmiş görünüyor. Özellikle CHP ve MHP'li birçok kurmay ve siyasetçinin tek zil çalıp oynamadıkları kaldı. O kadar memnun olmuş görünüyor ki bu işin başkaları tarafından kendi istedikleri gibi yapılması onları bir kat daha mutlu etmiş gibi. Ne de olsa maşa varken el yakmak olmaz. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi üslup ve yöntemiyle protestoyu eleştirirken Başbakan'ın da bunu hak ettiğini ima ediyor. 'İstemem ama yan cebime koy' mantığı. Stadın yapımında halkın parası kullanılmış. Elbette devletin yatırımı ve teşviki olacak. Stad bitene kadar böyle bir eleştiriyi kimse yapmamıştı. Açılışa gelince mi devletin parası oldu. Devlet gücünü göstermiş oldu aslında. Bunun arkasında bedavacılık mantığı aranmasın. Yapılan çalışma ve harcamalar protokol ve anlaşmalarla yürümektedir. Kılıçdaroğlu'nun söylemediği şey bu. Galatasaray'a bir bağış değildir. Hibe değildir. İşler protokollerle yürümektedir. İkinci bir akıllara durgunluk veren açıklama CHP Grup Başkan vekili Muharrem İnce'den geldi. O da çok sevinmiş bu olaya. Bir de Adnan Polat'ı Başbakan'a yağcılık yapmakla suçladı. Gerek iş hayatında gerekse spor camiasında Polat'ı tanımayan yoktur.
Polat'ın böyle bir olay karşısında 'sorumluları tespit edeceğiz, onları maçlarımıza almayacağız' demesi yalakalık olarak mı yoksa sorumluluk olarak mı değerlendirilmelidir. İnce'ye sormazlar mı Baykal Van'da protesto edildiğinde siz neden bas bas bağırdınız. Hükümet görevini yapmıyor dediniz? Azıcık siyasi kültürü olan biraz da sorumluluk bilinci olan Polat gibi der. Demelidir de. Bence bir şeye ihtiyacı olmadığı açıktır. MHP kanadında ise en talihsiz açıklama Mehmet Şandır'dan geldi. Şandır 'Halk Başbakan'ı yuhalıyorsa sorumlusu Ak Parti hükümetidir' dedi. Olayın yanlışlığını vurgulamak gerekirken parti taraftarlarını Başbakanı yuhalamaya teşvik değil de nedir bu? Bırakın başbakanın protesto edilmesini bir milletvekilinin bile bu olaya maruz kalması tüm siyasilerden tepki görmeliydi. Teşvik değil. Kaldı ki yuhalanan T.C. Devleti Başbakanı idi. Bunu hiçbir kişi, kurum, kabul etmemelidir. Ama nedense MHP ve CHP kanadı her defasında gerek bakanlara gerekse Başbakan ve hükümete yönelik antidemokratik ve gayri ahlaki davranış ve uygulamaları eleştirmediler. Aksine bu uygulamaların yanında oldular. Bu yaklaşımların bir tek mantıki açıklaması olabilir. Ama her açılışta da on binler alkışlıyor, sevgi gösterisinde bulunuyor. Bu durumda herhalde CHP ve MHP'lilerin canını acıtıyordur. Aslında bu durum öyle olmamalı. Halk yanar döner olabilir. Halkın içinden birileri bu işleri planlayabilir provoke edebilir. Önemli olan siyasilerin duruşlarıdır. Bıyık altında gülme yaklaşımı MHP ve CHP'ye kazanç sağlamaz. Son günlerde CHP, MHP koalisyonundan bahsedilir oldu. Belki de deşifre edildi. Ama gelin görün ki 'Aşkın Gözü Kördür' derler. Siyasetin de bir gözü kör, diğer gözü şaşıdır. Siyasette çok şaşıran olmuştur. Dileriz bekleriz ki, Allah bu milleti şaşıran ve şaşırtan siyasetçiden uzak eylesin. Siyasetçilerimize de basiret nasip etsin.