Bugün ağırlıklı olarak siyasetin değişen değerlerine bakmalıyız. MHP, CHP; Ak parti ve BDP. Gelinilen noktada bu partilerde neler değişmiştir ona bakmalıyız. Değiştirilen değerlerin topluma ve partiye ne kazandırdığına bakmalıyız. Ak partinin değişen değerlerine baktığımızda gelenekçilik ve sosyallik görmekteyiz. AK Parti değişimi bir şart olarak kabul etmekte ve bu değişimin toplumdan gelmesini önemsemektedir.
Değişim şartlarını kabul etmekte ve bu değişimlere ayak uydurmaktadır. Genel olarak toplumun istemiş olduğu özgürlükçü, daha rahat bir yaşam, daha güvenilir bir ortam, daha otoriter bir yaşam, halkın istekleri olarak görülmekte ve buna duyarlı olunmaktadır.
Kısacası halkın sesine kulak vermektedir. Toplum neyi istiyorsa onu uygulamaktadır.
BDP toplumun az bir kesimine Kürtlük kesimine hitap etmektedir. Uyguladığı politika Kürtlerin dertlerini dindiren bir politika değildir. Zorbalıkla şiddetle halkın kendisini desteklemesini şart koşmuştur.
Bunun yanda gerçek BDP li olan sayısı da çok değildir. Ömrünü mücadele ve kaçakçılıkla kazanan güneydoğu halkı artık yeter demektedir. Ancak az bir sayıda BDP nin yanında bulunan parti içerisinde bulunduğu için ses çıkarmamaktadır. Çünkü orada partilerden nemalanmaktadır. Çok önemli parti politikalarında bile halkın desteğini aması burada halkın sağduyusunu kullanamamasından ileri gelmektedir. Kürt halkından bir kişi demokrasiyi desteklese gayri ihtiyari olarak 5 kişi desteklemektedir. Çünkü kalan dört kişi, o bir kişi ne derse ona uyum sağlamaktadır. Bu da partinin oy potansiyelini artırmaktadır. Oysa halkın büyük çoğunluğu oğlunun, babasının dediğini yapmaktadır. Bu nedenle parti desteklemekte ki yöntemler bazı kişilerin oylarını bakmaktadır.
MHP ve CHP ise ikisi de bir ideoloji ve kimlik partisidir. MHP kimliğini benimseyenler hiçbir zaman MHP dışındaki bir partiye oy vermezler. Sağ duyu anlayışı pek gelişmemiştir. Partisini ideolojik ve sosyolojik olarak benimser ne zaman nereye kadar olursa olsun destekleyecektir. CHP ise biraz farklıdır. Toplumun %23 kadarının oyunu alır. Biraz daha fazla olabilir. Bu fazlalık AK Partinin soğuyan kişilerin oyları alabilir. Yeni bir değişim yaptığı için değil sadece AK Partiyi cezalandırmak içindir.
İşte bu ölçüler içerisinde partilerin genel durumları böyle görünmektedir. Bu durumda Ak Parti birinci, CHP ikinci, MHP üçüncü, BDP dördüncü görünmektedir. Bu partilerdeki oy dağılımını dışarıdan gözlemlemek zor değildir. Önemli olan BDP deki gözlenecek oy değişikliğidir. Daha bunu kestirmek zordur.
Neticede tahmin edilen noktalar bunlar olmasına karşın az bir miktarda değişim gözlenebilir. Ancak bu değişim şimdilik Türk siyasetinde köklü bir değişiklik arz etmemektedir.
Göreceğimi o dur ki; Ak Parti bir daha ipi göğüslemektedir. Bakalım göreceğiz…